Arkeoloji Plazatur

İznik Roma Tiyatrosu

İznik kenti, Erken Tunç Çağlarından başlayan tarihçesi ile özellikle sur içinde günümüze kadar sürekli kullanım görmesiyle çok katmanlılık gösterir ve tiyatro bu çok katmanlılığın bütün evrelerini bir arada gösteren tek anıt olmasıyla kent içinde çok özel bir konumdadır

Tiyatro, İznik Gölü’ne (Askania Limne) 400 m uzaklıkta olup, denizden 98 m, göl seviyesinden 7 m yüksekliktedir. İznik’in güneybatısında bulunan tiyatro günümüzde sur içinde modern yerleşimin tam ortasındadır.

Tiyatro, İmparator Traian Dönemi’nde (MS 98-117) inşa edilmiştir. MS 111 yılındaki İmparator ile Bithynia valisi Plinius arasında tiyatro inşaatı ile ilgili mektuplaşmalar çok önemlidir. Bu yazışmalar sayesinde tiyatronun bu tarihte inşaat halinde olduğu kesin olarak anlaşılmaktadır.  Yapı, 102×79 m boyutlarında ve 10.000 kişiliktir. Düz bir alana tonozlu bir altyapı ile 3 katlı olarak yapılmış olmasıyla Anadolu’daki tek örnektir. Alt yapısı, alt caveayı taşıyan 7 adet trapezodial tonozun devamında, üst üste iki tonozla yükseltilmiş 10 tonoz ve 4 vomitoriumdan oluşmaktadır.

  • Kazı Yeri İznik
  • Kazım Tarihi 20 Nisan 2019
  • Araştırma Ekibi 4 Kişi
  • Konum İznik
  • Kazı Başkanlığı Bursa Uludağ Üniversitesi

Yapının Eski Çağlardaki Özgün Halleri

Kazılar sonunda 54,15×13,16 m boyutlarındaki sahne binasının tümü açığa çıkarılmıştır. Binanın üç adet giriş kapısı ve koridorla birbirinden ayrılan dört ana mekânı vardır bu odalar dekor deposu ve kostüm odası olarak kullanılmaktaydı. Ana mekânların çevresinde servis amaçlı kullanılan daha küçük boyutlu dört yan oda daha bulunmaktaydı. Ele geçen söve parçaları üzerinde sarmaşık motifleri ve akanthus yapraklarının yanı sıra, Herakles, Perseus, Pegasus ve Eros gibi mitolojik figürler işlenmişti.

Bithynia eyalet valisi olan, tarihçi ve yazar Genç Plinius, MS 111 yılında İmparator’a yazdığı mektuplarda yapının henüz tamamlanmamış olduğundan, mali ve statik sorunları bulunduğundan ve halk meclisince ve hayırsever yurttaşlar tarafından sütunlu galeriler yapılmasının kararlaştırıldığından söz etmektedir. Yapılan kazılarla tiyatronun doğusunda ve batısında Hadrianus Dönemi’nde yapılan iki katlı sütunlu galeriler olduğu tespit edilmiştir. Tiyatroya girişi anıtsallaştırmak ve bazı resepsiyonlar için kullanılan bu galeriler, 11×11 m boyutlarında ve her yönde 4 sütunludurlar. Alt ve üst katta toplam 16 Korinth düzenindeki sütunlar bulunur. Alt katta postamentler mevcut iken üst katta parapetler arasında Herme’ler bulunmaktadır. Bu yapının başka bir örneği Roma İmparatorluk sınırları içerisinde bulunmamaktadır.

Tiyatro, moloz taş ve harç kullanılarak, opus caementitum (Roma betonu) tekniğiyle inşa edilmiştir. Sahne yapısında ve analemma duvarlarında mermer kaplama dikkati çeker. Bazı bloklarda taşı işleyen usta veya atölyeyi belirleyen işaretler vardır. Tiyatronun yapımında İznik’deki Deliktaş, İnikli, Ömerli ve Sarıkaya taş ocaklarından yararlanıldığını saptanmıştır.

İznik Tiyatrosu’nda şimdiye kadar insitu durumda oturma sırası çok az ele geçmiş, blokların neredeyse tamamı büyük depremlerden yıkılmış, devşirilmiş ve kentteki diğer yapılarda kullanılmıştır. Tonozlar iyi korunmuştur ve mimari becerisiyle görenleri hayran bırakmaktadır. 

Yapılan kazılar sonucunda, en dış hatta summa caveaya ait devasa paye temelleri açıya çıkarılmıştır ve oturma sıralarının alt, orta ve üst (ima, media ve summa) cavea olarak 3 katlı oldukları kesin olarak anlaşılmıştır.

İznik Roma Tiyatrosu’nun Kullanım Evreleri

Sahne binasının temel seviyelerinde tiyatro öncesi seramikler bulunmuştur. Temellerde dolgu malzemesi olarak kullanılan toprak içinde MÖ 6. yüzyıla tarihlenen bir Klazomenai tabağına ait parçası bulunmuştur. Bu parçayla kentte ilk kez kolonizasyon dönemi belgelenmiştir. Ayrıca temele yakın seviyelerde her zaman çok kaliteli Hellenistik seramikler de bulunmuştur.

Tiyatro özgün işlevinde MS 2-3. yüzyıllarda özellikle “Gladyatör Oyunları” için kullanılmıştır. Sahne binası levhalarındaki gladyatör kostümleri, analemma duvarındaki kılıç kalkan kabartması, gladyatör konulu kandil bunu göstermektedir. Aynı zamanda bulunan tiyatro giriş bileti tiyatronun kullanıldığını göstermektedir.

Özgün kullanım sona erdikten sonra tiyatronun özgün planına bazı müdahaleler olmuştur. Duvarlar eklenerek bazı girişler kapatılmıştır.

Tiyatroda kilise kullanımına ait çok önemli deliller bulunmaktadır. Bu özellikle orkhestra duvarındaki Meryem-İsa freskleri, haç motifi ve Hristiyanlık motiflerinden net olarak anlaşılmaktadır. MS 325’de İznik’de yapılan 1. Ekümenik konsülün, korunaklı ve ihtişamlı yapısıyla en azından bir oturumu da tiyatroda yapılmış olabileceği düşünülebilir. Kilise kullanımı, MS  4 yüzyıldan MS 557 depremine kadar devam etmiş görünmektedir. Bu depremden sonra tiyatro alanı terkedilmiştir ve çöplük olarak kullanılmıştır.

MS 8. yüzyıl başlarında İznik Arap orduları tarafından kuşatılmıştır. Bu akınlara karşı koymak için Bizans imparatoru III. Leon (717 -741) tiyatronun kesme taşlarını söktürerek, surların güçlendirilmesi ve yükseltilmesi için kullanmıştır.  Bu bloklar çoğunlukla Lefke Kapı ile Yenişehir Kapı arasında görülebilmektedir.

MS 9 yüzyıldan itibaren ise tiyatro ve çevresi seramik üretiminin yapıldığı işlikler ve atölye alanı olarak kullanılmıştır. Bu döneme ait çok sayıda seramik, fırın malzemesi bunu göstermektedir.

MS 13. yüzyılda Bizans İmparatoru Theodor Laskaris Dönemi’nde oturma basamakları üzerine ve tiyatronun güney doğusuna mezarlık kiliseleri inşa edilmiştir. Bu kiliseler mezarlık kiliseleri olarak İznik’in 13. yüzyılını göstermektedir.

MS 15-17. yüzyıllarda özellikle tiyatronun tonozlar gibi en korunaklı alanlarına Osmanlı seramik fırınları inşa edilmiştir. Alanda 11 adet seramik fırını bulunmuştur. Çiniciliği ile günümüzde de çok önemli bir yere sahip olan bu fırınlar Erken Osmanlı Dönemi’nde çok önemli eserler üretmişlerdir. Yine bu eklentilerde Tiyatro’da İznik’in MS 15. yüzyıl le 17. yüzyıl arasındaki dönemlerini göstermektedirler.